
Trabzonlu turizmci Mehmet İnan, kent turizminde yaşanan sorunları masaya yatırdı. Trabzon 360 Haber’e özel açıklamalarda bulunan Uzungöl İnan Kardeşler Otel işletmecisi Mehmet İnan, Trabzon turizminin dünü ve bugününü değerlendirerek, sektördeki konuları gündeme getirdi.
Babası Dursun Ali İnan tarafından kurulan otel işletmesinin Doğu Karadeniz Bölgesindeki ilk konaklama tesisi olduğunu hatırlatan Mehmet İnan, 1990’lı yıllardan sonra Trabzon turizminde ciddi bir artış yaşandığını kaydetti. O yıllardan sonra dünyanın her yerinden Trabzon ve Uzungöl’e yabancı ziyaretçi geldiğini belirten Mehmet İnan, yabancı turistlerin turizm için önemini vurguladı. Son yıllarda artan ırkçı söylemler ve nahoş olayların asıl sebebinin sektördeki plansızlık olduğuna işaret eden İnan, “Trabzon’da ve Uzungöl’de turizmde 1990’lı yıllardan sonra çok ciddi bir hızlanma oldu. O dönemde Avrupa’dan, Almanya’dan, Hollanda’dan, hatta Kanada’dan bile gruplar ağırladık. Geçtiğimiz yılın rakamlarına bakarsa, sadece bizim otelimizde 40’tan fazla ülkeden turist ağırladık. 2000’li yılların başında gelen İsrailli turist grupları daha sonra gelmemeye başladı. O turistlerin yerini zamanla Orta Doğu’dan gelen ziyaretçiler aldı. Yaklaşık son 10-15 yıldır Orta Doğu’dan gelen Arap turistlerle bu pazarı yürütüyoruz. Bir insan olarak Arap turistlere yapılan ırkçılığa ben üzülüyorum. Bizim için bir İngiliz, Fransız ve Yunan turist neyse Arap da o. Dünyanın her yerinden buraya insanlar geliyor. Burada asıl problem şu; biz buradaki denetimsizlik ve düzensizlikleri gelen yabancı turistlere yüklüyoruz. Bu aslında onların problemi değil. Biz burada doğru şekilde plan ve doğru bir organizasyon yaparsak buraya kim gelirse gelsin bizim istediğimiz gibi davranır. Dolayısıyla buraya gelen Arap’tan, İngiliz’den, Fransız’dan kimse rahatsız olmaz. Ama biz organizasyonumuzu doğru hazırlamazsak ve biz bunu doğru denetlemezsek buraya her gelen bize kendi istediğini dikte eder, kendi istediği gibi bir hayat tarzı oluşturmaya çalışır. İşte bizim problemimiz bu noktada başlıyor.” Dedi.

PLANSIZ TURİZMİN FATURASI YABANCI TURİSTLERE KESİLİYOR
Trabzon’da vatandaşların ve mültecilerin kayıt dışı turizm yapmaya başlaması ve ortaya çıkan kontrolsüz kayıt dışı turizm faaliyetlerinin sonucu olarak yabancı turistlere tepkilerin ortaya çıktığını söyleyen Mehmet İnan, “Organizasyon derken bölgemizdeki idarecilerden bahsediyorum. Doğru düzgün bir organizasyonumuzu oluşturamadığımız gibi bu sefer gelen insanlardan rahatsızlık duymaya başladık. Çünkü biz onların istediği gibi davranmaya başladık. Biz kendi organizasyonumuzu doğru oluştursak onlar gelip bize ayak uyduracaktı ve kimse kimseden rahatsız olmayacaktı. Dışarıdan gelen Ankara’dan, İstanbul’dan, İzmir’den, Türkiye’nin değişik yerlerinden gelen ziyaretçiler bu düzensizlikleri de ne yazık yabancı turistlere bağlıyor. Irkçılık yapıyorlar. Bunu hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Siyahı beyazı yok bu işin. İnsanız her şeyden önce ve inandığımız dinin peygamberi de Arap. Ben bu yönde bakıyorum her şeye. Dolayısıyla sadece plan ve düzen, başka bir problem yok.” Diye konuştu.
“KALİTELİ HİZMET İÇİN NE KADAR ZİYARETÇİ GELECEĞİNİ BİLMEMİZ GEREK”
Turizm hizmetinin kaliteli ve planlı olabilmesi için şehre gelecek ziyaretçi sayısının bilinmesi gerektiğinin altını çizen İnan, “Kayıt dışı sorunu bölgemizde ciddi bir sıkıntı oluşturuyor. Ne kadar insanın Karadeniz’de ya da Trabzon’da konaklayacağını hesap etmek zorundasınız. Çünkü eğer bunu hesap edemezseniz ne kadar insanın ne kadar elektriğe, ne kadar sağlık kuruluşuna ihtiyaç duyacağını, ne kadar trafik sıkışıklığına yol açabileceğini bilemiyorsunuz. Dolayısıyla kayıt dışının aslında en büyük problemlerinden bir tanesi gelen insanların doğru düzgün hesabını tutamadığınız için onlara vereceğiniz hizmet noktasında da bir ön planlamanız olmuyor. Gelecek insan sayısını önceden bildiğimizde onlara ne şekilde hizmet veririz, nasıl daha kaliteli hizmet sunarız bunu hesaplıyoruz. Kayıtlı misafir ve kayıtlı turizm bu noktada bizim için çok önemli.” İfadelerini kullandı.
“YÖNETİCİLERDE VİZYON VE LİYAKAT EKSİKLİĞİ VAR”
Turizm sektöründeki denetimsizlikler nedeniyle her önüne gelenin turizmcilik yaptığını söyleyen Mehmet İnan, bu durumun ortaya çıkardığı sorunları masaya yatırdı. Sektörde işi bilmeyen kişilerin turizmcilik yapması sonucu hizmet kalitesinin düştüğünü söyleyen İnan, “Diğer bir nokta ise gelen misafirleri memnun etme konusunda işin ehli insanların olması gerekiyor. Turizm de bir ameliyat gibi. Her doktor her ameliyatı yapamıyor, hepsinin uzman olduğu alan farklı. Nasıl her doktor her ameliyatı yapmıyorsa herkesin de gelip turizmcilik, otelcilik ve restorancılık yapmasına gerek yok. Ben bu sektörde insanlar iş yapmasın demiyorum. Fakat bu işi yapacak olanlar belli kriterlere bağlı olsun, belli eğitimlerden geçsin. Örneğin turizm şoförleri olmalı. Akçaabat’ta, Of’ta, Rize’de dolmuşçuluk yapan vatandaşlar hiçbir yabancı dil bilgisi olmadan, turizm altyapısı olmadan yazın yabancı turistlere taşımacılık yapıyor. Böyle olunca ister istemez arada problemler yaşanıyor. Hayır turist taşımasınlar demiyorum, taşısınlar ama sezon başlamadan gerekli eğitimleri alsınlar. Dil eğitimi alsınlar, turizm eğitimi alsınlar ondan sonra yabancı ziyaretçilere hizmet versinler. Bunu sadece turizm için de demiyorum. Her sektörde aynı sorun yaşanıyor. Her sektörün farklı uzmanlığı var. Bakkalından otelcisine, restorancısından şoförüne kadar her bölüm için konuşuyorum. Biz işimiz gereği yurt dışına da gidiyoruz, orada verilen hizmet ile buradakini karşılaştırınca bazı şeylerde geri kaldığımızı görüyoruz. Kayıt dışı turizm bu sorunları da beraberinde getiriyor. Bir hizmet planlaması yapılamıyor, kalite planlaması yapılamıyor. Ne yazık ki bizim sektörün içerisinde kamu tarafında bu işi yöneten insanların yeterince vizyoner olmadıklarını, liyakay sahibi olmadıklarını düşünüyorum. Bu noktada devletimiz biraz daha dikkat gösterse özellikle Trabzon, Rize gibi yerlerde, Doğu Karadeniz’de çok ciddi bir katma değerimiz var.” Açıklamasında bulundu.

Bolu’da meydana gelen otel yangını sonrası turizm tesislerinin yangın altyapısının sorgulanmaya başlamasına da değinen Mehmet İnan, Uzungöl’deki işletmelerin çoğunda yangın altyapısının olduğunu söyledi. Yangın hidrantları ve yangın söndürme tüpleri gibi önlemlerin alındığını kaydeden İnan, “Burada ufak çaplı 3-4 tane yangın oldu yakın yıllarda. Bu sene de bir tane küçük çaplı bir yangın başlangıcı oldu Uzungöl’de. İtfaiyenin gelmesi 2 dakika sürdü. Burada itfaiyeyi hazır tutan yetkililere teşekkür ediyorum, hakkını yememek lazım. Ayrıca yangın hidrantlarımız var mahallede her tarafta. İtfaiye gelmeden o yangın hidrantlarıyla beraber direkt yangına müdahale edebiliyoruz. Ama bunlar biraz daha sık denetlenebilir. Çalışıyor mu, çalışmıyor mu diye. Yangın konusunda Uzungöl’deki otellerin bir avantajı var. Burada en yüksek otel, üç katlı otel. Ayrıca duman zehirlenmesi noktasında da çoğu otellerimiz, yaklaşık %95’i belki de fazlası balkonludur bütün odaları. En yüksek katlı otel 3 katlı olduğu için de yangın anında aşağı inmek daha kolay. Bu konular avantajlı olsa da tedbiri elden bırakmamak lazım. Uzungöl’de yangın konusunda herkes hızlı bir dönüşüm yaptı. Yangın sensörleri takıldı yangın tüpleri alındı, mutfak tedbirleri alındı. Bu konuda da herkese teşekkür ediyorum. İnşallah böyle bir sorunu bir daha yaşamayalım.” Dedi.

“AHŞAP YAŞAMI MİSYON EDİNDİK”
Ahşap konseptli bir otel işletmelerindeki misyonu da açıklayan Mehmet İnan, “Aslında ahşapla ilgili bir misyonumuz var. Uzungöl’ün yaşamında ahşap evler önemli bir yere sahip. Dolayısıyla ahşap bizim için kıymetli. 93 yılında babamın doğduğu ev çığ felaketinde gitti. O çığ felaketinde bir sürü ağaç geldi. Millet odunlarını kesti aldı. Kökler öyle meydanda kalınca babam dedi ki ya bu kadar kökten ne olur? Bir tanesini aldı ve masa yaptı. Yapmaz olaydı, o hastalık başladı. Tabii yapmaz olaydı sözüm işin şakası. Babam 80 yaşına yanaştı, 30 seneden fazladır hâlâ o ağaç kökleriyle uğraşıyor. Onlardan masa yaptı, avize yaptı, koltuk takımları yaptı. Otelin her tarafını donattı. Yetmedi otelimizdeki yatakları da o ağaç köklerinden yaptı. Oteldeki eşyalar tamamen Uzungöl’ün kendi malzemesinden yapılmıştır. Dolayısıyla bu hikâyede böyle bir misyon edindik kendimize. Ağaç kökleriyle başladık, devam edip gidiyoruz.” Diye konuştu.
“UZUNGÖL’DE TELEFERİK YAPILACAK MUHABBET HİÇ BİTMEZ”
Kışın ziyaretçilerine kartpostallık manzaralar sunan Uzungöl’ün kış sezonunda cansız bir hal almasına üzüldüklerini kaydeden Mehmet İnan “Uzungöl’ün kendi yapısı ve bu muhteşem kar güzelliği göz önüne alındığı zaman bizim kışın yazdan çok daha fazla çalışmamız gerekiyor. Çünkü muhteşem bir güzellik oluşuyor. Profesyonellere danıştığımız kadarıyla kar kalitemiz de gayet yüksek. Dolayısıyla burada muhteşem bir kar potansiyeli var. Ben çocuktum, o zamanlar teleferiği ne tarafa koyalım diye konuşurlardı. 30-35 sene oldu hala teleferiği ne tarafa koyacağımıza karar veremedik. Askerde askerlik düşecek, cezaevinde af çıkacak, Uzungöl’de teleferik yapılacak muhabbet hiç bitmez. İmar planı olmayınca teleferik olmuyor. Böyle bir sıkıntı var.” İfadelerini kullandı.

UZUNGÖL KIŞ SEZONU UYKUYA GEÇİYOR
Kış sezonunda birçok işletmenin kepenk kapatmasının nedeninin ısınma sorunu olduğunu dile getiren Mehmet İnan, “Kışın buradaki işletmelerin kapanmasının ana sebeplerinden biri de doğalgaz. Doğalgazla alakalı çeşitli yerlere başvurularımızı yaptık. Çaykara’ya doğalgaz geliyor, çalışmalarına başlandı. Uzungöl’ü 2027 planlamasını aldılar. Biz buna şiddetle karşı çıkıyoruz. Çaykara’yla Uzungöl’ü birbirinden ayırmalarına da çok kızdım. Yani Çaykara’ya gelen bir doğalgazın Uzungöl’e gelmemesi çok büyük bir handikap, çok büyük bir ayıp. Buradan yetkililerimizi de sesleniyorum. Bunun bir an önce çözülmesi gerekiyor. Biz ayda 36.000 lira sadece ısınmaya para veriyoruz. Yani bu şartlarda bu insanların ne burada dükkan açması ne de evlerinde yaşaması mümkün değil. Bu sene -20 derece soğukları gördük burada. Bu işletmelerin çoğu da ne yazık ki kışın bu yüksek yakıt maliyetlerinden dolayı kapatıyor. Dolayısıyla buraya doğalgaz gelse hem işletmeler açık olacak hem doğa daha az kirlenecek. Çok baskın bir kömür kokusu yok ama bunu sıfıra indirebiliriz doğalgazla.” Açıklamasında bulundu.