Trabzon basınında son zamanlarda yeni bir tartışmanın sesleri yükseliyor. Geleneksel medya temsilcileri, teknolojik gelişmelerin ışığında şekillenen yeni medya temsilcilerine karşı bir duruş sergiliyor. Özellikle sosyal medya üzerinden okuyuculara sunulan haberler, bu kesim tarafından “gazetecilik sosyal medyaya düştü” ifadeleriyle değersizleştiriliyor.
Yeni medya, dijital haber sitelerini, mobil platformları, video ve canlı yayınları, etkileşimli içerikleri ve sosyal medya mecralarını kapsayan bütüncül bir habercilik alanıdır. Sosyal medya bu yapının yalnızca görünen yüzüdür. Haberin üretildiği yer değil; çoğu zaman dolaşıma sokulduğu, tartışıldığı ve kamuoyuyla temas kurduğu alandır. Bu nedenle “herkes gazeteci oldu” ya da “habercilik sosyal medyaya düştü” söylemleri, meseleyi açıklamak yerine basitleştirmektedir. Asıl mesele, hangi mecrada olursa olsun kimin etik kurallara uyduğu ve kimin kamu yararını öncelediğidir.
10 yıl önce internet haber sitelerine karşı çıkan kesimler, bugün sosyal medyanın haberciliğe etkilerine de karşı çıkmaktadır. Teknolojiye ve yeniliklere direnmek, uzun vadede bu direnişi gösterenlere zarar verir. Basın sektöründe geçmişte okullu ve alaylı gazeteciler tartışılırken, bugün geleneksel gazeteciler ile yeni medyayı kullanan gazeteciler arasında benzer bir ayrım yaşanmaktadır. Konu, taraflar arasında bir üstünlük mücadelesi değildir; mesele, kimin gazetecilik ilkelerine, etik değerlere ve meslek ahlakına uygun biçimde haber yaptığıdır. İster alaylı olsun ister okullu, ister gazetede yayımlansın ister sosyal medyada paylaşılsın; önemli olan haberin taşıdığı değerlerdir. Bu değerlerden yoksun üretilen tüm haberler, bulunduğu mecra ne olursa olsun eğreti durmaya mahkumdur.
Geleneksel basın ile yeni medya arasında yapay bir üstünlük tartışması yaratmak yerine, gazeteciliğin değişen yapısını doğru tanımlamak gerekir. Sosyal medya, yeni medyanın yalnızca bir aracıdır. Yeni medya ise gazeteciliğin bugünkü gerçekliğidir. Bu gerçeği kavrayanlar mesleği geleceğe taşırken, görmezden gelenler tartışmanın gerisinde kalmaya mahkumdur.










